Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, Türkiye’de 2016 yılından bu yana uygulanan kalıcı yaz saati politikasının yeniden değerlendirilmesini istedi. Alkaya, enerji tasarrufu iddialarının bağımsız verilerle incelenmesi gerektiğini belirterek, özellikle Mersin ve batı illerinde okul ve mesai başlangıç saatlerinin yerel ihtiyaçlara göre düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şubesi, Türkiye’nin saat uygulamasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. EMO Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, kış aylarında da GMT+3 saat diliminin kullanılmasının yalnızca enerji politikası olarak ele alınamayacağını; eğitim, sağlık, güvenlik ve gün ışığından yararlanma gibi birçok başlığın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa’da saatlerin 25 Ekim’de geri alınacağı dönemde Türkiye’de kış saati uygulamasına geçilmeyeceğinin açıklanmasını değerlendiren Alkaya, asıl meselenin saatlerin değiştirilip değiştirilmemesinden ziyade Türkiye için en uygun saat düzeninin bilimsel veriler ışığında belirlenmesi olduğunu ifade etti.
“Enerji tasarrufu hesapları şeffaf olmalı”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının kalıcı yaz saati uygulamasının tasarruf sağladığı yönündeki açıklamalarına dikkat çeken Alkaya, Bakanlığın 2022 yılında yaklaşık 8,3 milyar kilovatsaat tasarruf sağlandığını açıkladığını, Ocak 2024’te TBMM’ye verilen yanıtta ise Ekim 2016’dan itibaren yaklaşık 10 milyar kilovatsaat tasarruf elde edildiğinin belirtildiğini aktardı.
Alkaya, tasarruf hesaplarının yıllara göre farklılık gösterdiğini ve kullanılan yöntemlerin ayrıntılarının kamuoyuyla paylaşılmadığını kaydetti.
EMO’nun 2017 yılında yaptığı değerlendirmede ise kalıcı yaz saatinin uygulandığı ilk kış döneminde elektrik tüketiminin bir önceki yıla göre 7,1 milyar kilovatsaat arttığının hesaplandığını hatırlatan Alkaya, Kasım 2016’da tüketimin önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 artarak 22,7 milyar kilovatsaate ulaştığını belirtti.
Bilimsel çalışmaların da tek bir sonuç ortaya koymadığına işaret eden Alkaya, Cambridge ve Bahçeşehir üniversitelerinden araştırmacıların 2012-2020 dönemini inceleyen çalışmasında ölçülebilir elektrik tasarrufu bulunmadığını, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının (EBRD) araştırmasında ise toplam tüketim üzerindeki etkinin ihmal edilebilir düzeyde değerlendirildiğini ifade etti.
Alkaya, farklı değerlendirmeler arasındaki yöntem ve sonuç farklılıklarının giderilebilmesi için kullanılan veri setlerinin ve hesaplama yöntemlerinin açıklanması gerektiğini vurguladı.
Elektrik tüketiminde saatlik dağılım da önemli
Saat uygulamasının yalnızca yıllık toplam elektrik tüketimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Alkaya, tüketimin hangi saatlerde yoğunlaştığının da elektrik sisteminin kapasitesi, maliyeti ve çevresel etkileri açısından önem taşıdığını kaydetti.
Bakanlığın akşam saatlerindeki puant tüketimin daha ileri saatlere kaydırılmasının ekonomik ve çevresel fayda sağladığı yönündeki yaklaşımının da incelenmesi gerektiğini belirten Alkaya, kış aylarında sabah erken saatlerde aydınlatma, elektrikli ısıtma ve konut tüketiminde meydana gelen artışın akşam saatlerindeki azalmayla karşılaştırılmasını istedi.
Alkaya, bu soruların yanıtlanabilmesi için TEİAŞ ve EPDK’nın elindeki saatlik elektrik yükü verilerinin bağımsız araştırmacıların incelemesine açılması çağrısında bulundu.
“Çocuklarımız güne karanlıkta başlamak zorunda değil”
Kalıcı yaz saati uygulamasının eğitim ve güvenlik boyutuna da dikkat çeken Alkaya, Bakanlığın TBMM’ye verdiği yanıtta ikili öğretimde okul saatlerinin 07.00-18.30 aralığında olduğunun belirtildiğini aktardı.
Bu durumun kış aylarında çok sayıda öğrencinin gün ağarmadan evlerinden ayrılması anlamına geldiğini ifade eden Alkaya, sabah erken saatlerde gün ışığından yoksun kalmanın uyku düzeni, uyanıklık, dikkat ve öğrenme süreçleri üzerindeki olası etkilerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Alkaya, her öğrencinin akademik başarısının bu uygulama nedeniyle düştüğünü ileri sürmediklerini belirterek, çocukların yaya ve trafik güvenliğinin yanı sıra ailelerin yaşadığı kaygıların da değerlendirme sürecine dahil edilmesi gerektiğini kaydetti.
Mersin ve batı illeri saat uygulamasından daha fazla etkileniyor
Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında yaklaşık 1 saat 16 dakikalık yerel güneş zamanı farkı bulunduğunu belirten Alkaya, ülke genelinde tek saat diliminin uygulanmasının özellikle batı illerinde gün ışığından yararlanma açısından sorunlara yol açabildiğini ifade etti.
GMT+3 saat diliminin 45’inci doğu boylamını esas aldığını hatırlatan Alkaya, yaklaşık 34,6 derece doğu boylamında bulunan Mersin’de resmi saatin yerel güneş zamanından yaklaşık 41 dakika ileride olduğunu belirtti. Alkaya, Mersin’de haziran ayında güneşin gökyüzünde en yüksek konuma ulaştığı anın yaklaşık 12.41 olarak gözlendiğini aktardı.
Benzer durumun İzmir, Muğla, Antalya, İstanbul, Çanakkale ve Edirne gibi batı illerinde de yaşandığını belirten Alkaya, bu kentlerde okul ve mesai başlangıç saatlerinin yerel ihtiyaçlar dikkate alınarak düzenlenmesinin önemine işaret etti.
EMO’dan 6 maddelik öneri
Prof. Dr. Alkan Alkaya, saat politikasının yeniden değerlendirilmesi için şu önerileri sıraladı:
EMO’nun 2017 yılındaki değerlendirmesinde enerji verimliliği açısından GMT+2.30 seçeneğinin uygun bir nokta olarak öne çıktığını hatırlatan Alkaya, bu değerlendirmenin güncel verilerle yeniden yapılması gerektiğini belirtti.
“Kamu yararı iddialarla değil, denetlenebilir verilerle korunur”
Açıklamasının sonunda saat politikasının ideolojik bir tercih ya da tek yönlü bir söylem üzerinden belirlenmemesi gerektiğini vurgulayan EMO Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, kararların ölçülebilir, açıklanabilir ve bağımsız biçimde denetlenebilir verilere dayanması çağrısında bulundu.
Alkaya, enerji tasarrufu iddiaları ile elektrik tüketimindeki artış değerlendirmeleri arasındaki farklılıkların bilimsel zeminde açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, çocukların ve çalışanların kış aylarında gün doğmadan güne başlamak zorunda kalmasının da kamu yönetimi tarafından dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Dorasoft Yazılım tarafından hazırlanmıştır.