Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP ile Yeni Parti arasındaki gerginlikte taraflardan birine yakın durmayı doğru bulmadığını, her iki partiye de eşit mesafede durduğunu söyledi. Mansur Yavaş, AKP’ye geçeceği iddialarını ise reddetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin ardından AKP’ye geçecek iddialarıyla gündeme gelen Mansur Yavaş, tartışmalara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin Ankara’da yapılacak bazı yatırımlarla ilgili olduğunu anlatan Mansur Yavaş, bu görüşmeden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in bilgisinin olduğunu söyledi.
Mansur Yavaş, “Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim:
Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz” dedi.
CHP ile Yeni Parti arasındaki tartışmalı süreçte bir denge politikası yürütmeye çalıştığını kaydeden Mansur Yavaş sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum. Çünkü bugün normal bir dönemden geçmiyoruz. Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu görüyorum. Bunun zaman içerisinde dineceğine inanıyorum. Ancak bugün itibarıyla bu öfke ve kırgınlığın henüz ortadan kalkmadığı da bir gerçektir.
Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum.
Hele benim üzerimden, iki tarafı destekleyen insanların yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmayı hiç istemiyorum.
Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; mümkün olduğunca düşürmek, sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır.
Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir.
Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır.
Ben de o zemini korumaya çalışıyorum.
Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem.
Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da bu tutumumdan rahatsız olduklarını ifade eden herhangi bir söylem tarafıma iletilmemiştir.
Benim durduğum yer açıktır.
Sağduyunun olduğu yerdeyim. Gerilimi artırmak yerine azaltmanın, ayrışmayı büyütmek yerine konuşabilmenin doğru olduğuna inanıyorum.
Son olarak, her gün televizyon ekranlarına çıkarak şahsımla ilgili “kulis bilgisi” adı altında gerçeği yansıtmayan iddialar ortaya atan bazı gazetecilere de seslenmek istiyorum:
Biz sizi yalanlamaktan bıktık. Siz yalan söylemekten bıkmadınız.
Siyasette ne düşündüğümü, nasıl bir tutum alacağımı ya da hangi kararı vereceğimi öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir.
Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz.”
© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Dorasoft Yazılım tarafından hazırlanmıştır.