SON DAKİKA
Logo
Mersin Mersin 24° Kapalı

Vahap Seçer’in Tanığı Mersin de Cumhur İttifakı’dır!

Vahap Seçer'in tutuklanmasıyla birlikte Mersin Büyükşehir Belediyesinin yönetimi, harcamaları ve sorumlulukları yeniden tartışılmaya başlandı.

Elbette kamu kaynaklarının kullanıldığı her yerde hesap sorulmalı, hukuka aykırı işlemler varsa araştırılmalı ve sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir. Ancak adalet, yalnızca ileri sürülen iddialarla değil, olayların bütününü ortaya koyan belgeler ve gerçeklerle sağlanır.

Bu nedenle bugün sorulması gereken önemli bir soru vardır:
Vahap Seçer'in yedi yılı aşkın belediye başkanlığı döneminin siyasi, mali ve idari tanıkları kimlerdir?

Bu sorunun yanıtı yalnızca belediyenin yöneticilerinde değil, belediye meclisinde, denetim organlarında, mali kayıtlarda ve Mersin halkının değerlendirmelerinde aranmalıdır.
Ve bu tanıkların başında Cumhur İttifakı gelmektedir.

Güçlü Muhalefet, Güçlü Denetim

Vahap Seçer, 2019 yılında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde belediye meclisinde çoğunluğa sahip değildi. Karşısında AK Parti ve MHP'den oluşan güçlü bir Cumhur İttifakı muhalefeti vardı.

Belediyenin bütçesi, borçlanma talepleri, yatırımları ve faaliyetleri bu siyasi ortamda görüşüldü. Bazı önemli borçlanma talepleri kabul edilmedi. Metro projesi için 2022 yılında istenen yaklaşık 2,49 milyar liralık borçlanma yetkisinin reddedilmesi bunun örneklerinden biriydi.

Buna rağmen belediye hizmetleri devam etti. Ulaşım yatırımları yapıldı, altyapı çalışmaları sürdürüldü, sosyal belediyecilik uygulamaları genişletildi.
Burada önemli bir ayrıntı vardır.
Muhalefetin çokluğu her zaman yönetimin başarısızlığı anlamına gelmez. Doğru ilişkiler kurulduğunda güçlü muhalefet, yönetimin en önemli denetim ve yol gösterme gücüne dönüşebilir.
Muhalefet yalnızca karşı çıkmak için değil, yanlışları önlemek, kaynakların doğru kullanılmasını sağlamak ve kamu yararını korumak için vardır.

Mersin'in siyasi kültürü de bu bakımdan önemlidir. Farklı siyasi görüşlerin, kültürlerin ve toplumsal kesimlerin bir arada yaşadığı bu kentte iktidar ve muhalefet birbirinden tamamen kopuk iki ayrı dünya değildir.
Mersin'de iktidar ve muhalefet bir elmanın iki yarısı gibidir.
Siyasi rekabetin yanında diyalog ve ortak kent çıkarlarında buluşma imkânı da vardır. Seçer ‘in ilk döneminde yaşanan sert tartışmaların yanında, belediye yönetiminin devam etmesi ve meclisin işleyişini sürdürmesi de bu çerçevede değerlendirilmelidir.

Bilen Elde Her Para Büyüktür

Bir belediyenin başarısını yalnızca bütçesinin büyüklüğüyle ölçemeyiz. Asıl önemli olan, eldeki kaynağın nasıl kullanıldığı ve toplum için ne kadar değer üretildiğidir.

Bilen elde her para büyüktür, bilmeyen elde her para küçüktür.
Bu söz kamu yönetiminin temel gerçeğini anlatır.

Yönetim bir vizyon meselesidir. Aynı zamanda bilgi, deneyim, öncelik belirleme ve niyet meselesidir.

Vahap Seçer, Nisan 2022'de belediyeyi yaklaşık 400 milyon dolar borçla devraldıklarını, borcun 107 milyon dolara gerilediğini açıkladı. Aynı dönemde 272 otobüs alımını önemli yatırımları arasında gösterdi. Kasım 2023'te ise borç miktarını yaklaşık 115 milyon dolar olarak duyurdu. Yönetimin borç azaltma hedefiyle hizmet üretimini birlikte yürütmeye çalıştığı görülmektedir.

İkinci dönemde de ulaşım, altyapı, sosyal hizmetler ve kent yönetimi alanındaki çalışmalar devam etti. Önemli olan yalnızca ne kadar para harcandığı değil, harcanan paranın Mersin'e ne kazandırdığıdır.

Seçmenin Tanıklığı: Yüzde 45'ten Yüzde 60'a

Beş yıllık ilk dönemin sonunda Mersin halkı yeniden sandığa gitti.
2019 yılında yüzde 45,09 oyla seçilen Vahap Seçer, 2024 seçimlerinde oy oranını yüzde 59,52'ye yükseltti.
Bu sonuca göre Vahap Seçer in en büyük tanıklarından biri de seçmendir.

Bu sonuç, siyasi bakımdan üzerinde durulması gereken önemli bir değişimdir. Seçer, güçlü muhalefet karşısında yürüttüğü ilk döneminin ardından seçmen desteğini önemli ölçüde artırmıştır. Farklı siyasi tercihlere sahip seçmenlerin Seçer'e yönelmiş olması, yerel yönetimlerin yalnızca parti kimliği üzerinden değerlendirilmediğini düşündürmektedir.

İkinci Dönemin Tanıklığı:

Başkanvekilliği Seçimi
Vahap Seçer'in ikinci döneminde yaşanan ve üzerinde özellikle durulması gereken bir başka olay da tutuklanmasının ardından yapılan belediye başkanvekilliği seçimidir.

13 Ekim 2026 tarihinde Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi, yeni başkanvekilini seçmek üzere toplandı.

Vahap Seçer'in önerdiği belirtilen CHP'li Gülşah Yıldırım Genç, seçimde tek aday oldu. Üç tur boyunca 47 oy aldı ve üçüncü turda başkanvekili seçildi.

Bu seçimde dikkat çekici olan, Cumhur İttifakı'nın karşısına başka bir aday çıkarmamasıydı.  
Yine de bu olayın siyasi anlamı üzerinde durmak gerekir.

Bir belediye başkanı tutuklanmış, belediyenin yönetimi tartışmaya açılmış, siyasi gerilim yükselmiştir. Buna rağmen belediye meclisinde başkanvekilliği seçimi rakip adayların yarışına dönüşmemiştir.
Bu tutum, Mersin'de siyasi rekabet ile kurumsal sorumluluğun birbirinden ayrılabildiğini gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirilebilir.

Seçer'in aday tercihi karşısında yeni bir siyasi yarış açılmamasını, belediyenin yönetiminde sürekliliği koruma düşüncesiyle birlikte, yıllar içinde oluşan karşılıklı saygı ve güven ilişkisinin bir işareti olarak da okumak mümkündür. Muhalefet Seçer in adayına aynı güveni göstermiş ve Seçer’in en önemli tanıklarından biri olmuştur.  

Çünkü siyaset yalnızca oy sayılarından, parti kararlarından ve meclis çoğunluklarından ibaret değildir. İnsan ilişkileri, karşılıklı saygı, güven ve birlikte çalışma kültürü de siyasetin önemli unsurlarıdır.

Sevgi ve güven yalnızca aynı siyasi görüşü paylaşan insanlar arasında oluşmaz. Farklı düşünen insanlar da birbirlerinin emeğine, kişiliğine ve yönetim anlayışına saygı duyabilir.

Mersin'deki başkanvekilliği seçimi, bu açıdan ayrıca incelenmeyi hak etmektedir.

Genel Sekreterin ve İdari Yönetimin Sorumluluğu

Bugün soruşturma konusu olan işlemler değerlendirilirken belediyenin idari yapısı da göz ardı edilmemelidir.

Belediye başkanı, halkın seçtiği ve belediye yönetiminin başında bulunan kişidir. Ancak büyükşehir belediyesinin gündelik idari işleyişi genel sekreterlik, daire başkanlıkları ve ilgili birimler aracılığıyla yürütülür.

Vahap Seçer'in genel sekreterlik gibi önemli bir göreve emniyet kökenli bir yöneticiyi getirmesi, bazı başka görevlerde de emniyet ve askerlik geçmişi bulunan kişilerden yararlanması, yönetimde disiplin ve denetim anlayışıyla ilişkilendirilebilir.

Genel sekreterin soruşturma kapsamında verdiği beyanlar da bu çerçevede değerlendirilmelidir.

Uzun yıllar belediyenin idari yönetiminde görev alan bir kişinin açıklamaları önemlidir. Ancak bu açıklamalar, kendi görev ve sorumluluklarından bağımsız ele alınamaz. Bir kişinin itirafçı olması, söylediklerinin kendiliğinden doğru olduğu anlamına gelmediği gibi, bütün sorumluluğun başka bir kişiye yüklenmesini de haklı kılmaz.

Hukuk, iddiaları somut belgelerle ve bağımsız delillerle değerlendirmelidir.

Cumhur İttifakı'nın Tanıklığı Neden Önemlidir?

Mersin de Cumhur İttifakı, Vahap Seçer'in ilk döneminde belediye meclisinde güçlü bir çoğunluğa sahipti. Bütçeleri, borçlanma taleplerini, faaliyet raporlarını ve yatırımları tartışma imkânı vardı.

İkinci dönemde de belediye meclisinde temsil edilmeye ve yönetimi siyasi olarak denetlemeye devam etti.
Bu nedenle Cumhur İttifakı'nın yedi yılı aşkın dönemdeki tutumu, kararları, itirazları ve değerlendirmeleri bugün önemli bir başvuru kaynağıdır.

Burada Cumhur İttifakı'nın belediyenin bütün işlemlerini onayladığını veya her harcamayı denetlediğini söylemiyoruz. Belediye meclisinin siyasi denetimi ile idari ve mali denetim birbirinden farklıdır.

Ancak bu kadar uzun süre aynı yönetimi yakından izleyen siyasi muhalefetin, belediyenin genel işleyişi hakkında önemli bilgi ve gözlemlere sahip olması doğaldır.
İşte bu nedenle Vahap Seçer'in tanığı Mersin Cumhur İttifakı'dır diyoruz.

Bu tanıklık bir mahkeme tanıklığından ibaret değildir. Meclis tutanakları, bütçe kararları, denetim raporları, borçlanma görüşmeleri, yatırımlar ve siyasi ilişkiler üzerinden okunması gereken tarihsel ve kurumsal bir tanıklıktır.

Sonuç: 
Mersin'in Yönetim Deneyimi ve Hukukun Gereği
Mersin'de yaşanan deneyim bize önemli bir gerçeği hatırlatmaktadır:
Güçlü muhalefet, doğru yönetim anlayışıyla birleştiğinde kamu kaynaklarının daha dikkatli kullanılmasına ve yönetimin hesap verebilirliğinin güçlenmesine katkı sağlayabilir.

Vahap Seçer'in ilk döneminde güçlü muhalefet koşullarında hizmetlerin sürdürülmesi, ikinci döneminde ise siyasi ilişkilerin ve kurumsal işleyişin devam etmesi birlikte değerlendirilmelidir.

Bugün ileri sürülen iddialar elbette araştırılmalıdır. Ancak bir belediye başkanının sorumluluğu, yalnızca makamına bakılarak değil, somut işlemler, yetkiler, belgeler ve deliller üzerinden belirlenmelidir.

Mersin'de iktidar ve muhalefetin yıllar boyunca aynı mecliste kurduğu ilişki, seçmenin verdiği karşılık ve son başkanvekilliği seçimi bu dönemin siyasi hafızasında yerini almıştır.

Vahap Seçer e Cumhur İttifakının tanıklığı yanında meclis kararları, mali kayıtlar, yapılan hizmetler ve Mersin'in yedi yıllık yönetim hafızası ve kamuoyunda bıraktığı etkidir.


Muharrem Çağatay

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yap

Logo
İletişim

YENİŞEHİR/MERSİN

+90 532 522 29 73

info@mersinhalkhaber.com

Bizi Takip Edin

© 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Dorasoft Yazılım tarafından hazırlanmıştır.

WhatsApp İhbar Hattı